3 Mayıs 2011 Salı

ZAİM USTA – 1.SANAYİ SİTESİ / İZMİR


Cumartesi günü Göz Göz’ün şampiyonluk maçını izlemek için İzmirdeydim. Bulunduğum tribünü görüyorsunuz. Ama artık yaşlanmışım, maç sonrası eve gidecek halimiz kalmadı.

Maçtan önce enerji depolamamız gerektiğini düşündük. Babam maçtan önce müjdeyi verdi : Sana bir yemek yediricem parmaklarına dikkat et. Maça geç kalırız, nerdedir filan derken kendimi 1. Sanayi sitesi içerisindeki bu esnaf lokantasında buldum.



Zaim Usta 41 yıldır bu işi yapıyor. Şu anda oğlu tezgahın arkasında, fotoğraftaki şirin usta da kendisi. Bulunduğu semte ve içeriye baktığınızda burdan güzel yemek çıkar mı diye endişeleniyorsunuz. Derken yemeklerle buluştuğunuzda damağınızda yaşadığınız haz konuşmanıza bile engel oluyor. Bu yazıda en sıkıntı çekeceğim konu hangisini yazayım sorunsalı. Yemekler fotoğrafta göründüğü üzere camekanın arkasındaki tepsilerde sergileniyor ve siz ağzınızın suları akarak ve hepsini istiyoruuuum diye bağırmamaya çalışarak çok zor bir seçim yapıyorsunuz.



Burada ölmeden önce mutlaka yenmesi gereken ilk lezzet burayı meşhur eden acılı güveç. Yazarken zorlanıyorum, ağzımda hala bu güvecin tadı var. Ben böyle lezzetli bir sulu et yemeği çok az yedim. Hatta normal şartlarda etli yemek de sevmem, eti ızgarada sade, yemeği sebze yemeği olarak tencerede tercih ederim. Ama bu yemek başka, bambaşka. Çoğu et, biraz renk için içine domates ve acı için biber konulmuş, etler domates suyu ile lokuma dönmüş, biberlerin acısı da son imzayı atmış, yerken mutluluk gözyaşlarına boğulmamak için zor tuttum kendimi.


Ardından elbasan tava... Bütün tepsiyi getirse Zaim Usta yer miyim? Cevap verip sizi de korkutmak istemiyorum, yoğurtlu sosu kusursuz, eti muhteşem, tereyağ tadı damaklarda patlıyor. Elbasan tava ile lezzet şov devam ediyor.



Döner isteyelim diyor babam. Bu kadar muhteşem yemek varken gereksiz doygunluk olmasın diye düşünüyorum. Az pilav üstü az döner istiyorum. Aman Allah! Neden az istedim yaw? Bu nasıl bir döner? Bu nasıl bir pilav. Sade bu yemeği ömür boyu yersin o kadar iddialıyım. 100% etten yaprak döner.

Yine babamın ısrarı ile ızgara köfte alıyoruz ortaya; 1.5 porsiyon. Lezzet öyle diğer yemekler gibi bulunmaz hint kumaşı değil ama evde annelerin mangal yakılacağı zaman hazırladıkları cinsten.

Arnavut ciğeri için babam methiyeler düzüyor. O kadar tokum ki bu davete cevap veremiyorum ama ciğer sevmeyen babam burda ciğer yemiş, yorumu size bırakıyorum.

3 kişi yemek için 50 lira veriyoruz, içecekler, cacıklar, salatalar, 2 et yemeği, yarım döner, 1.5 köfte hesaba dahil. Yolunuz düşerse uğramayın yolunuz ne olursa olsun buradan birgün geçsin.

Afiyet Olsun. EAT RESPONSIBLY.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Kardeş,sanırım sen çok açken gitmişsin oraya o kadar abartmana gerek yok sıradan bi lokanta işte hatta bulunduğu yere göre kazık sayılır.:))

Adsız dedi ki...

Abartmaya gerek yok demissin ama sen sanırım orda çok fazla yemek yemediğin için tam manasıyla bilmiyorsun sıradan bi lokanta aama gelen müşteriler sıradan birileri deil sanayi olmasına rağmen evet kazık sayılır çünkü 100% doğal et gerçek et kullanıyorlar zaim ustayı yakından tanıdığım için bunları biliyorum saygılar

Adsız dedi ki...

kazıkki ne kazık şirin lik ayrı bi yer esnaflık ayrı bi yer sıradan bi yemeği 15-20 tl ye yersiniz